SİVAS MERKEZ HAYDARLI KÖYÜ

HAYDARLI KÖYÜ
 
AnasayfaGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 DİNİ BAYRAMLAR...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ALPEREN_BATUHAN
YENİ ÜYE
YENİ ÜYE
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 8
Yaş : 34
Nerden : KAYSERİ
İş/Hobiler : LABORANT
Lakap : MAHMUT ÇİFTÇİ
Kayıt tarihi : 12/03/09

MesajKonu: DİNİ BAYRAMLAR...   Ptsi Mart 16, 2009 3:01 pm

[b]Dini Bayramlar
Ramazan Bayramı

a. Giyinme, Süslenme: Ölüsü olan evler için bayram “yas bayramı” olsa da diğerleri için bayram “süs bayramı”dır. Bir gün önceden tüm aile fertleri şifalı olduğuna inandıkları “arife suyu” ile yıkanırlar. Erkekler akşamdan tıraş olur, bıyığını sakalını düzeltir; kadınlar ise ellerine kına yakarlar. Bayram sabahı, erkekler en temiz elbiselerini giyerek camiye giderler. Kadınlar ise al yeşil giyinir, gözlerine sürme çeker ve olabildiğince süslenirler.

b. Erkekler Tarafından Bayram Namazının Kılınması ve Mezarlığın Ziyaret Edilmesi: Herkes mümkün mertebe sabah namazını camide kılmaya çalışır. Çoğu kez bayram namazının kılınacağı saat herkes tarafından bilinmediğinden, namaza birkaç dakika kala köy bekçisi caminin önüne çıkarak bağırır: “Bayram namazı kılınacak ha!”. Erkenden camiye gelmemiş olanlar bu sesi duyar duymaz vaktin yaklaştığını bilir ve acele abdestini alarak camiye koşar. Bayram namazının nasıl kılınacağı hoca tarafından cemaate açıklandıktan sonra namaza durulur ve iki rekat bayram namazı cemaatle kılınır.

Bayram namazı kılındıktan sonra, camide bir ön bayramlaşma yapılır. Burada sadece küsülü olanlar barıştırılır. Bu bayramlaşmayı herkes beklemez. Çünkü esas bayramlaşma bayram yemeğini yedikten sonra başlayacaktır.

Bayram namazından çıkanlar topluca köy mezarlığına giderler. Mezarlığın kıyısında herkes toplanır ve imam dua okur. Daha sonra herkes mezarlığın içerisine dağılarak kendi yakınlarının mezarları başında dualar okur.

c. Bayram Yemeğinin Yenilmesi ve Sülâle Arası Bayramlaşma
Mezardan eve gelinir. Şimdi sıra sülalenin en yaşlı ve hatırı sayılır kişisinin evinde bayram yemeği yemeye gelmiştir. Kadınların akşamdan hazırlamış olduğu bayram yemekleri bir tepsinin üzerine konularak doğruca yemek yenecek eve gidilir. Hazırlanan yemekler genellikle bir kişinin taşıyamayacağı kadar çeşitli olduğundan ailenin erkek fertleri yemek taşımaya yardım ederler.

Yemek yenilecek evde de hazırlıklar vardır. Misafir odasına sofra bezleri serilir. Bezlerin üzerine sini ayakları ve onun da üstüne büyük siniler konulur. Gelecek kişilerin sayısına göre sofra sayısı fazla olur. Sofranın üzerine önce yufka ekmekleri ve çörekler konulur. Bir kişi ayaktadır ve gelen yemekleri alarak pencere önü, masa üzeri gibi uygun yerlere dizer. Gelenler yaş durumlarına göre kenardaki minderlere oturup sırtlarını halı yastıklara dayarlar. Yaşlılar odanın en üst tarafında, orta yaşlılar biraz daha aşağısında, gençler ve çocuklar ise kapıya yakın otururlar. Herkes gelinceye kadar bir süre böyle beklenir. Sülale büyüğünün “Haydi buyrun!” demesiyle herkes sofraya oturur. Bayram yemeği yenildikten sonra bir kişi dua eder. Ötekiler ellerini kaldırarak “amin” derler. Karnı doyan kenara çekilip oturur. Gençlerden birkaç kişi hemen sofraları toplar. Sofra bezi toplanıp taban süpürüldükten sonra bayramlaşma başlar. Önce sülalenin en yaşlısından başlamak üzere herkes kendisinden büyük olanın elini öper. Büyükler, “Her daim bu güne yet!” diyerek ellerini öpen kişilerin yüzlerini öperler. Yüzü öpülen kişi ikinci kez o büyüğün elini öper. Sülalenin erkekleri arasındaki bayramlaşma bu şekilde devam edip biter. Sülale büyüğü oradakilere bayram şekeri ve çay ikram eder. Daha sonra herkes kendi evine dağılır.

d. Ev Halkı ve Konu Komşuyla Bayramlaşma: Bayram yemeğinden evine dönen erkekler, ebe (babaanne), anne gibi evin büyük kadınlarının ellerini öperek bayramlaşırlar. Yaşlı kadınlar ellerini öpen erkeklere: “Yüzün olsun yavrum. Çoluğununan çocuğununan nice bayramlar göresin. Pir koca olasın” gibi dualar ederler. Bu arada evde bulunan küçük kızlar, bayram yemeğinden dönen erkeklerin ellerini öperek bayramlaşırlar. Aile reisi, yaşlı kadınlar veya diğer büyük erkekler elini öpen çocuklara bayram harçlığı verirler. Böylece ev halkıyla bayramlaşma sona erer.
Şimdi sıra komşularla bayramlaşmaya gelmiştir. Kendiliğinden oluşan küçük guruplar halinde önce yakın komşulardan başlamak üzere tüm mahalle gezilir. Eller öpülür, büyüklerin hayır duaları alınır. Sonra, uzak mahallelerdeki akraba ve hısımlarla bayramlaşılır.

e. Yas Yerlerinin (Evlerinin) Gezilmesi: Üzerinden bir bayram geçmemiş, ölüsü olan evleri bayramda gezmek gelenektir. Sadece köy halkı değil, uzak köydeki tanıdık erkekler de gelerek yas evini ziyaret ederler. Yas evlerini gezme gruplar halinde olur. Giden grupların içinde ya bir hoca ya da Kuran okuyan bir kişi bulundurulur. Yas evinin misafir odasına selam verilerek girilir. Önce orada bulunan misafir ve diğer kişilerle bayramlaşılır. Konuşmalar fazla uzatılmadan hemen Kuran okunur. Kuran okuyan kişinin “…Fatiha!” demesiyle birlikte herkes birer fatiha okur ve “ Geçenlerinize Allah Rahmet Eylesin!” der. Ev sahibi: “Amin, Allah cümlenizin geçenlerine rahmet eylesin” der.

Kuran okunduktan sonra ortaya büyük bir sini konur. Sininin ortasına içi siyah üzüm hoşafı dolu büyük bir çorba tası yerleştirilir. Ev sahibi veya hizmet eden kişi: “buyurun” der. Herkes sofraya oturarak birkaç kaşık hoşaf alır ve daha sonra: “Geçmişlerinizin canına değsin” diyerek kalkar. İlbeyli yöresinde ölünün arkasından hoşaf yapmak gelenektir. Bu gelenek bazı köylerde bozulmadan yaşatılırken, bazı köylerde de paket meyve suyu dağıtmak şeklinde değişikliğe uğramıştır. Odaya başka bir grubun girmesiyle içerdeki grup hemen ayağa kalkar ve onlarla bayramlaştıktan sonra odayı terk eder. Yas evlerinin ziyareti bu şekilde devam eder. Yas evleri yine kadınlar tarafından da ziyaret edilir.

f. Hasta ve Yaşlıların Ziyaret Edilmesi: Yurdumuzun diğer yerlerinde olduğu gibi bayram Sivas yöresinde de gerçek bir dayanışma, yardımlaşma ve moral günü olur. Akraba veya yakın komşu olup olmadığına bakılmaksızın köydeki tüm yaşlı ve hastalar bayram günü ziyaret edilir. Bunlarla bayramlaşılarak hatırları sorulur ve duaları alınır.
g. Bayram Yemekleri: Meymalaş (Meyveli aş)- Çirli Çorba- Meyveli Çorba adıyla bilinen çorba, bayramın vazgeçilmez ilk yemeğidir. Onu, baklava, börek, sütlaç, bulgur pilavı, bulamaşı (yayla çorbası), patates yahnisi, et yemeği, etli köfte, taze fasulye, patlıcan gibi yemekler ile değişik çorbalar takip eder. Son günlerde kek ve salata da yaygınlık kazanmaktadır.

2. Kurban Bayramı
Kurban bayramında bayram geleneklerinin büyük bir kısmı yukarda açıklanan Ramazan bayramında olduğu gibidir. Bu bayramdaki farklılıklar, kurbanın kesilmesi, etlerin paylaşılması ve kurban etinden fakirlere pay dağıtılmasından ibarettir.

a. Kurbanın Kesilmesi: Kurban, bayram yemeği yenilip ev halkıyla bayramlaşıldıktan sonra kesilir. Pay sahipleri bir araya gelirler. Önce kurbanlık yatırılarak ayakları bağlanır. Kurbanı kesecek kişi pay sahiplerine: “Vekiliniz ben miyim?” diye sorar. Onlar da: “Vekilimiz sensin” derler. Toplu olarak üç kez tekbir getirildikten sonra kurban kesilir.
Pay sahipleri yardımlaşarak hemen hayvanı yüzer ve etlerini parçalara ayırırlar. Bu arada kadınlar da kurbanın işkembesini ve bağırsaklarını temizlerler.Daha sonra erkekler tarafından, kurbanın kemikleri küçük parçalara ayrılır. Son olarak, yürek, karaciğer, böbrekler, akciğerler, çıkan yağ ve sakatat pay sayısı kadar eşit parçalara ayrılır.

b. Kurban Etinin Paylaşılması: Çıkan et önce ortaya yığılarak, kuvvetli bir kişi tarafından elle iyice aktarılıp karıştırılır. Pay sahiplerinin sayısınca leğen hazırlanıp yan yana dizilir. Ortaya bir terazi konulup ilk tartıma başlanır. İlk kaba kaç kilo tartılıp konmuşsa diğerlerine de aynı miktarda et tartılıp konulur. Bunu bir sonraki turlar izler. Her kaba eşit ağırlıkta et koymak şartıyla tartma işi et bitinceye kadar sürdürülür.
Burada bir konu daha vardır ki onu kaydetmeden geçmek mümkün değildir. O da derinin paylaşılmasıdır. Eskiden ayakkabı olmadığı için, kurban derisi de bölüşülür ve bu deriden çarık yapılarak giyilirdi.

c. Kurban Etinden Fakirlere Pay Dağıtılması: Kurban etinden en az 7 fakire pay gönderilir. Buna “Pay dağıtma” adı verilir. Paylar yaklaşık 1 kiloya yakın etten meydana gelir ve çocuklar tarafından kurban kesemeyen evlere dağıtılır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
DİNİ BAYRAMLAR...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SİVAS MERKEZ HAYDARLI KÖYÜ :: Haydarlı Köyü-SOYAL*KÜLTÜREL*EDEBİ* İÇERİKLER :: Kültürel(Gelenek,Görenek,Bayramlar,Düğünler,Adetler) İçerikler)-
Buraya geçin: